May 14, 2011

elimde atıf serdar adlı bir zatın kitabı var. 1954’de basılmış. biyografik bir kitap diye elinize alıyorsunuz, daha 20. sayfaya gelmeden dehşet başlıyor. adam yazar değil, yaşadığı aile faciasını yazmış. her şey bir sabah uyandıklarında oğullarını balkonda çırılçıplak kendini asmış bir halde bulmalarıyla başlıyor. yazar kitap boyunca bu intiharı sorguluyor. fakat anlaşılan o ki sebep kendisi, çok net. okudukça anlıyorsunuz, korkunç bir herif, manyak. her cumartesi pazar cihangir’deki evlerinden sarıyer’e zorla yürütüyor bunları, büyük baskı kurmuş. ve derdi ise intihar hiç değil, çıplaklık. şöyle bi alıntı yapayım:

” 

biz seni balkon kapısına çırılçıplak asılmış bulduk. sen ki bu bakımdan ne kadar titizdin. kotrada baba oğul yalnız başımıza dolaşırken, benim mayom sıyrılacak olsa hemen beni ikaz ederdin. dağlarda kırlarda dolaşırken bile, yanımızdan kimseler geçmezken, küçük abdestini etmek için çalıların, fundalıkların arkasına saklanırdın. annen sana böyle bir terbiye vermişti. sonra o gece çırılçıplak soyunup kendini balkon kapısına asmışsın. ertesi gün, ortalık ağarırken sokaktan gelip geçenlerin, karşıdaki apartmanda oturanların seni böyle her yerin açık, her yerin ortada göreceklerini hiç mi düşünemedin? bundan anlıyorum ki sen sadece kendini değil, bizi unutacak kadar çıldırmışsın. üzerini neden giymedin, arka balkonu neden kullanmadın? zavallı yavrum benim…

 ”

on sayfa sonra da anne kendini asıyor aynı balkonda. ve üzerinde 8 kat giyisi. ben de hemen bırakıyorum kitabı elimden. 

perişan oldum.

  1. elifbilginer reblogged this from leventkazak
  2. askveoburcinler said: kenardaki kalp butonuna basarken elim titredi, yapamadım da. sanki yazar maketten bir ev yapmaya başlamış, içine bir kadın ve çocuk koymuş, herşeyi yavaşça birleştirmiş de yanlışlıkla o maket evin üzerine basmış gibi.
  3. leventkazak posted this
Blog comments powered by Disqus