yeryüzü allak bullak
dünya baş aşağı
soylu kişiler yoksullaştı
sürünüyorlar şimdi
dalgalara kapılıp giden bir tahta parçası
gibi oradan oraya sürükleniyor herkes
göğün iki ucu
yarasa gibi uçuverdi de
iki azgın kasırga oldu
köyün kapısı paramparça
köy meydanı yosun bağlamış
doğmamış çocuklar yaşlansalar bile
sırtta taşınan bebenin saçlarına ak düşse
eski günlerin güzelliğini
göremeyecekler hiçbir vakit
cevizin içi dışına çıkmış
çekirdekle kabuk yer değiştiriyor artık
insanlar birbirine yabancı
dünya köhneleşti
gülüp oynamaya gücü yetmiyor
dünyanın gençlik yıllarında
süs eşyalarını ne güzel yaparlardı
gelin görün ki bugün
gerdanlığın uzunluğunu bile
doğru dürüst ölçen yok
ramak kaldı dünyanın yıkılmasına
kutlu kuşlar perişan oldu
ne buğdayın bereketi var
ne mısırın
soyluların hepsi yoksullaştı
domuz beslemek de kazançlı değil
içi dışına çıktı cevizin
çekirdekle kabuk yer değiştirdi
— eski uygarlıkların şiirleri / maluka kabilesi / endonezya / çeviren talat halman