October 27, 2011
"

havaalanında oldukça uzun ve beklemeli bir sıradayım,
yaşlı bi amca ile bi teyze geldi ve direkt kaynak yapıp tam önüme yerleşti. arkadakiler kıpraşıp, ‘müdahaleyi senden bekliyoruz!’ gibi bakınca bana, ben de ‘uçaklar hepimize yeter, amcayla teyze işte..’ gibi baktım onlara. önüme döndüğümde bizimkiler sıranın en önüne geçmişti bile.
yaşları 80-90 civarlarında - sadece yüz ve ellerinden anlaşılabiliyor o da- ama nasıl da dikler, ikisi de fiziksel olarak zımba. spor ayakkabıları, sırt çantaları, yaylanarak yürüyüşleri filan..

amca geçerken cihaz öttü, cep telefonunu unutmuş cebinde,
teyze bağırmaya başladı: ‘öter tabii, öter tabii, kafa yok ki..’,
amca dolanıyor bi daha ötüyor, teyze ‘metal, metal olmayacak.. çatal kaşık gibi yani.’ diye bağırmaya devam ediyor, cepten gözlük çıkıyor…
‘dikkatini toplasa bunlar olmayacak!’,
bi daha;
teyze havaalanından özür diliyor:
‘özür dileriz bekletiyoruz, evde de böyle..’
sakin, sessiz bir amca,
ama belli ki teyze amcadan pek memnun değil.

dolanırken düşünüyorum,
ne zor bi evlilik..’ diyorum kendi kendime,
‘70 senedir böyleler mi acaba?’
bir ses duyuyorum, bu kez kitapçıda çalışıyor teyze amcanın üzerinde: ‘karıştırma parayı.. bak, vermeden bir daha bak.. bu yirmi, bu elli, bunda yirmi yazıyor, bunda elli, bak.. yüz olsaydı yüz yazardı salak’ diye paraları gösteriyor ona.. yine de sonunda gidip kendi alıyor dergiyi, kasiyer kıza şikayet devam: ‘karıştırıyor paraları, bunadı’, amca duysun diye de bağırıyor.
görseniz ağlarsınız..

işte o an olan oldu..
amca bir kitap kapıp,
‘anne şunu da ekle!’ diyince teyzeye,
teyze de ‘ya bu, ya o!’ diye ters yaptı..
ve ben birden o ikilinin
pek görmeye alışık olmadığımız yaşlarda bir anne-oğul olduğunu anladım. baktım, çok da benziyorlar.
amca onları seyrettiğimin farkında:
‘alalım anne, lütfen istikbalimle oynama!’
anladım amca da başka bir kafada.
gülümsedik birbirimize.

sonra onları uçağa binerken gördüm,
bir de uçaktan inerken.
anne ki maşallah istikrarlı,
bu kadar yıl geçmiş aradan,
çocukluğunu unutmamış yüz yaşında oğlunun,
onu öyle dondurmuş.
demek ki aradan ne kadar yıl geçerse geçsin
anne anne, çocuk da çocuk, nokta.
şimdi yoldayım.

"

  1. topflop reblogged this from hacivatinkarisi
  2. hacivatinkarisi reblogged this from leventkazak
  3. globall reblogged this from leventkazak
  4. olduozamankibbye reblogged this from leventkazak
  5. naznasman reblogged this from leventkazak
  6. onuryz reblogged this from leventkazak
  7. farukalbayrak reblogged this from leventkazak
  8. lamera reblogged this from leventkazak
  9. drgoksel reblogged this from leventkazak
  10. renklerihisset said: amcanın Alzheimer olma ihtimali de olabilir gibi. Alzheimer hastalrı bazen eksikliklrini hissettklri kişilrmiş gibi görüyorlr onlarla ilgilenen yakınlrını. (anne diye seslenince,benzerlik bulmuşsunz) ve tabi teyzenn bunadı demesi böyleyönlendrdibeni
  11. leventkazak posted this
Blog comments powered by Disqus