December 2011
1 post
November 2011
1 post
October 2011
2 posts
havaalanında oldukça uzun ve beklemeli bir sıradayım,
yaşlı bi amca ile bi...
bolluca...
bugün kızım mira ile zehirlenen köpeklere götürmek üzere yaptığımız alışveriş esnasında ‘başka ihtiyaç var mı?’ diye aradık, ki iyi ki aramışız, ‘mama şimdilik bol, jenaratör için mazota ihtiyacımız var!’ dediler. bidon bulamadık, 5 litrelik pet sulerdan alıp içlerini boşalttık, diğer ufak tefek ihtiyaçlarını da toparlayıp, neyle karşılaşacağımızdan habersiz yola...
September 2011
1 post
can yayınları’ndan nasıl kovulduk?
su ve pelin nefis bi çocuk kitabı hazırladı, bir yıl sürdü. su yazdı, pelin çizdi. can çocuk’la konuşmuşlar, yayınevi de kitapla ilgilenmiş, aylarca kitap üzerinde istenilen değişiklikleri yaptı kızlar. ve sonunda bi sözleşme örneği yollandı yayınevinden, bunlar da haliyle avukatları olmadığından bana geldiler (işler tam işte bu noktada boka sarıyor). senaryo işleri nedeniyle telif haklarından...
August 2011
2 posts
seyhan’dan mesaj : ‘seyhan’ı kaybettik..’
‘sabaha karşı değişik bi...
I
gördün mü hiç suyun yanmasını tuzda
gördüm ben bu yaşam boyu iniltiyi...
– ben ruhi bey nasılım / edip cansever
July 2011
9 posts
inançla eleştiri arasındaki yolun ortasında akıl vardır. akıl, inanca...
– 176.bölüm/husursuzluğun kitabı/pessoa
( pessoa ‘nın ölümünden sonra -1935- bi sandıkta bulunuyor tüm yazıları. ama kendi adıyla değil, farklı kimliklerle yazmış her şeyi. sadece farklı isimler değil, farklı kişilik, farklı edebi duruş ve tarza sahip 70 yazarı oynamış yazarak. )
hayır, insan çözemez
kendi yüreğinin sırrını.
ama doğduğum yerde
çiçeklerin...
– sarayuki (884-946)
sonsuzluk 1
her çocuk gibi benim de kafayı sonsuz’a takmışlığım var.bu takıntı, zamanlama olarak, yuvarlak bir dünyanın altında ters duran adamın nasıl düşmediği sorunsalı ile aynı döneme rastgelir. babam saatine bakarak beni uzunca bir bekletmiş, ‘hah, tam şu anda dünyanın en altındasın, bir tuhaflık hissediyor musun?’ demişti. bakmıştım etrafa, her şey normal, bi taş alıp elime bırakmıştım,...
sakın türkçe konuşma sahte vatandaş ! bir gün gelip de seni özünden,...
– bu lafları dp döneminde, ırkçılığı 55’deki 6-7 eylül olaylarına taşıyan ve azınlıklara yönelik uygulanan ‘vatandaş türkçe konuş’ kampanyasına istinaden söylemiş ‘türkçü’ şairimiz.. kampanya faaliyetlerinden biri otobüste, vapurda rumca ya da ermenice konuşan olursa...
you know those nights,
when you’re sleeping,
and it’s totally dark,
and...
– someone else’s dream / laurie anderson
ne içindeyim zamanın,
ne de büsbütün dışında;
yekpare, geniş bir anın...
– ahmet hamdi tanpınar
June 2011
10 posts
çok üşümek
bir kalır uzun resimlerde anısı sakallarımızın
urban içinde üşüyüp...
– turgut uyar
şööle bi mail:
‘merhaba levent bey, tumblr sitenizi takip ediyorum çok güzel eski ve değişik kültürlerden yazı ve şiirler paylaşıyorsunuz. O parçaların orjinal dilindeki halini bulabilir miyiz acaba? Onlarla ilgili bir dövme yaptırmak istiyorum, yardımcı olursanız sevinirim. Ömür boyu üzerimde taşıyacağımdan oldukça önemsiyorum ve sizin yardımınızla onu elde edersem önemi daha fazla olacak...
büzülmüşse eğer
bi vakitler uzatılmış olmalı.
cılızsa
önceleri güçlüydü...
– şairi belirsiz bi çin şiiri / 3.yy.
‘bombe’ kelimesini bana, kıçında taşımaktan ‘C’ şeklini...
May 2011
4 posts
...
elimde atıf serdar adlı bir zatın kitabı var. 1954’de basılmış. biyografik bir kitap diye elinize alıyorsunuz, daha 20. sayfaya gelmeden dehşet başlıyor. adam yazar değil, yaşadığı aile faciasını yazmış. her şey bir sabah uyandıklarında oğullarını balkonda çırılçıplak kendini asmış bir halde bulmalarıyla başlıyor. yazar kitap boyunca bu intiharı sorguluyor. fakat anlaşılan o ki sebep kendisi,...
odamın penceresi yok - daha iyi -
kendime bakıyorum ben de
kendimden sarkmış...
– cemal’in iç konuşmaları - II / bezik oynayan kadınlar / edip cansever
April 2011
3 posts
gökyüzünde bir cenaze töreni /
düşmemiş hazerfan efendi’yle karşılaşır...
– yort savul / orta ikiden ayrılan çocuklar için şiirler / ece ayhan
tiyatro, ciklet, ve sehven bakan..
tiyatro
tiyatro konusunda hiç gelenekçi...
‘ok’ bir kuş gibidir,
bir cehennem kuşu.
öldürmeye and içmiştir...
– firuz el-maşriki (9yy.)
March 2011
2 posts
…
gördün mü hiç suyun yanmasını tuzda
gördüm ben bu yaşam boyu iniltiyi...
– ben ruhi bey nasılım / edip cansever
not enough sleep again
thinking of you sinking with dark happiness
i want to...
– into your dreams / laurie anderson
February 2011
2 posts
sonra korkunç gülümsemeler bitti
sonra hiç kimseyi göremedim
herkes beni...
– bir ölü macar cambaz / ece ayhan / 1956
fi tarihi.
işten kaçıp tuzla’ya köfte yemeğe gidiyoruz g ile,
çocukluğunun...
January 2011
6 posts
yeryüzü allak bullak
dünya baş aşağı
soylu kişiler yoksullaştı
sürünüyorlar...
– eski uygarlıkların şiirleri / maluka kabilesi / endonezya / çeviren talat halman
kaş’ta yürürken
bi sokak köpeği yanaştı,
bir süre bizimle yürüyüp,...
dört kişi parkta çektirmişiz,
ben, orhan, oktay, bir de şinasi..
anlaşılan...
– fotoğraf / melih cevdet anday
görkemli bulutlar türküsü
(bu şiirin M.Ö 2010 yılında imparator şun, 94...
– çin şiiri ( m.ö 2010 )
çiğdem yağıyordu
görkemli tepenin üstüne.
durmuş seni bekliyorum,
tepenin...
– japon şiiri ( işikawa hanım’ın nedense sadece ölüm tarihi var, prens otsu’dan sonra bi 27 yıl daha takılmış, belki de düşünmüş onu.. )
December 2010
8 posts
kekova, aperlae / ayandon
sana abayı yaktım zannediyorsun,
o senin hüsnü kuruntun,
sizin çadıra gelişim,...
– ‘hain bi’ kızılderili şiiri / cev. talat s. halman
hatırlar mısın? bir atasözü
söylemiştim sana bir gün:
‘hiçbir şey,...
– timokles / m.ö. 4’üncü yüzyıl
gel sevgilim,
gel bi öpücük ver bana.
yeni bir yasa çıktı kabilede,
görevimiz...
– afrika / pigme şiiri / çev. talat halman
şöyle oldu karşılaşma, babamla birlikte ilk defa ankara’ya gidiyoruz. ben bir...
–